2007 Değerlendirirsek
 
........2007 YILININ 2008'e ÖNEMLİ DAMGALARI.......
KÜRESEL ISINMA NEDİR?


Küresel ısınma, atmosferde ve okyanuslarda yaşanan ısı artışı ve bunun yol açtığı iklim değişikliklerinin tümü için kullanılan terimdir.


KÜRESEL ISINMANIN SEBEPLERİ



Küresel ısınmanın temel nedeni, özellikle sanayileşen ülkelerce yoğun olarak atmosfere salınan -karbondioksit (CO2) başta olmak üzere- sera gazlarıdır. Bu gazların yoğunluğunun artmasının sonucu olarak güneş ışınları atmosferde daha çok tutulur ve yeryüzü sıcaklığı artar.

KÜRESEL ISINMANIN SONUÇLARI

Sıcak hava dalgaları, seller, kasırgalar, yangınlar, kuraklık ve bunların sebep olacağı hastalıklar yüzünden milyonlarca insan ölecek.


Dünyadaki pek çok canlı türü yok olacak.

Bitki örtüsü azalacak. Dünyanın büyük bölümü çöl olacak.

Küresel ısınmanın getireceği sıcak hava dalgaları, seller, kasırgalar, yangınlar ve kuraklık özellikle yoksulları çaresiz bırakacak.




Deniz seviyesi yükselecek, birçok ülkenin deniz seviyesindeki bölümleri sular altında kalacak.


Fırtınalar, Pasifik bölgelerinde görülen doğa olayları, Muson yağmurları sayısı giderek artacak.


NELER YAPILABİLİR?

Ülkeler bazında geniş önlemlerin alınması, en geniş kapsamlı önlem. Doğru enerji kaynaklarının kullanılması, fosil yakıttan uzak durulması bu önlemlerden birkaçı… Kyoto Anlaşması, bu yöndeki en ciddi girişimdir. Ülkelerin karbon salınımlarına kısıtlama getirmiştir. Anlaşmayı imzalamayan ülkeler arasında Amerika ve Türkiye de bulunmaktadır.


Bununla birlikte, dünya üzerinde üretilmiş enerjiyi kullanan herkes, basit bireysel önlemler alarak küresel ısınmaya kattığı yükü azaltabilir.


KLAVYEDEKİ TEHLİKE

Temizliği yapılmayan bilgisayar klavyeleri ve mouse'ların çeşitli mikroorganizmalar barındırdığı, bilgisayar başında bir şeyler yerken bu mikroorganizmaların vücuda alınmasının, diş eti iltihabından ishale kadar çeşitli hastalıklara neden olabileceği bildirildi.
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastanenin servislerinde ve tıp fakültesi ile üniversitenin öğrenci bilgisayar laboratuvarlarından toplam 398 klavye ve mouse üzerinde inceleme yaptıklarını bildirdi.
Hastane ve hastane dışından aldıkları klavye ve mouse'larda çeşitli mikroorganizmalara rastlandığını ifade eden Özdemir, bunlarda bulunan mikroorganizmaların kapı kolları, musluk başları, ankesörlü telefon gibi genel kullanıma açık eşyalarda da olduğunu söyledi.



Firefox 125 milyon kullanıcı sayısına ulaştı


Internet Explorer'ın bir numaralı rakibi Firefox, 125 milyon kullanıcı sayısına ulaştı.

Internet Explorer'ın en büyük rakibi Firefox'un pazar payı giderek artıyor. Mozilla yöneticisi John Lilly, blog sitesinde yaptığı açıklamada, popüler web tarayıcısının tüm dünyada 125 milyon kullanıcı tarafından tercih edildiğini açıkladı.

Lilly, bu sayıya, güncelleme istatistiklerini inceleyerek ulaştığını belirterek, bir anlamda Internet Explorer'ın Firefox kabuslarını görmeye devam edeceğinin sinyallerini vermiş oldu. 

Facebookzede Olmayın!

Savılığa başvuran Facebookzedeler arttı . En çok şikayet dolandırıcılık. Ayrıca Facebook, kullanıcılarının diğer sitelerdeki faaliyetlerini takip edip profillerine yansıtan "Beacon" adlı programı gizlilik haklarını ihlal ettiği için kapattı.

Popüler internet sitesi Facebook, 55 milyon kullanıcısının gizlilik haklarını tehlikeye atan “Beacon” programını kapatacak. Facebook üyelerin internet üzerinden yaptıkları alışverişleri ve ziyaret ettiği siteleri takip ederek, Facebook profillerinde yayınlayan Beacon programına, hem kullanıcılardan, hem de dijital haklar aktivistlerinden büyük tepki geldi.

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, “Beacon’u programlamakla hata yaptık. Fakat krizi yönetirken daha büyük hatalar yaptık. Özür dilerim” dedi.

ABD’nin MoveOn.org adlı sivil toplum kuruluşu, programın kapatılması için 70 bin imza topladı. MoveOn.org sözcüsü Adam Green, “Beacon’un kapatılması doğru yönde atılmış önemli bir adım” açıklamasını yaptı.

Bunun yanısıra, eski arkadaşlara ulaşmak ya da yeni arkadaşlar edinmek için kurgulanan site, kan davalısını arayanların, eski sevgilisinden intikam almak isteyenlerin ve dolandırıcıların buluşma merkezi haline geldi.

112 facebook mağdurunun kimisi eski sevgilisinden, kimisi adını kullanan kişilerden, kimisi fotoğrafının başkalarınca kullandığından, kimisi ise kimlik bilgilerinin çalındığını gerekçe göstererek savcılığa şikayette bulundu.


Profilinize Dikkat Edin

Her geçen gün facebook mağdurlarının sayısında artış gözlenirken, facebook'un bir başka tehlikeli boyutu ise birbirleri arasında kavga olan kişilerin sıkça bu siteyi ziyaret etmeleri oldu. Bazı hasım kişilerin özellikle site üzerinden arama yaptıkları iddia edildi. Ayrıca elinde milyonlarca kişilik arşivi bulunan polisin Facebook'tan faydalandığı ortaya çıkarken üst düzey bir emniyet yetkilisi Facebook'tan dünya polisinin faydalandığı gibi Türk polisinin de faydalandığını belirtti.

Polisin, aranan kişilerin facebook'ta üye olma ihtimali üzerine birçok olayda bu siteyi kullanıyor. İngiliz hükümeti tarafından yaptırılan bir araştırmaysa sitede bulunan bilgilerin dolandırıcıların işine nasıl yarayacağını gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre, ülkede bu tür sitelere üye olan 10 milyon 800 bin kişinin yüzde 25'i, kişisel profillerine doğum tarihi gibi ayrıntılı bilgileri koyuyor ve kendilerini riske atıyor. Üye olan 2 bin yetişkinin yüzde 29'u eski sevgilisini arıyor. Yetkililer, soyadı, doğum tarihi ve adresin bilinmesinin kredi kartı düzenlemesi için yeterli olduğu konusunda üyeleri uyarıyor. 



Dünyanın en kalabalık ülkesi Çin'in nüfusunun 2033 yılında 1.5 milyara yükseleceği bildirildi.


Pekin'deki Halk Üniversitesi'nin nüfus araştırmaları enstitüsünün başkanı Zhai Zhenwu, 1.3 milyarlık Çin'deki tek çocuk politikasına rağmen nüfusun 2020 yılında 1.45 ya da 1.46 milyara yükseleceğini, 2033
yılında da 1.5 milyarı bulacağını söyledi.

Çin'deki nüfusun normal oranda arttığını ifade eden Zhai, Çin'in nüfusuna halen yılda 16 milyon kişinin eklendiğini, gelecek 5 yılda nüfus artışının hızlanacağını ve 2012 yılında yıllık artışın 19 milyona yükseleceğini kaydetti.

Hızla büyüyen nüfusuna yer, su ve enerji sağlama konusunda zorlanan Çin, 1970'lerde ailelerin bir ya da 2 çocuk sahibi olmaları konusunda kısıtlamalar getirmişti. Çinli yetkililer kısıtlamanın yüz milyonlarca doğumu engellediğini ve refahı yaygınlaştırdığını belirtirken, uzmanlar, yaşlanan nüfusun zamanla toplumsal sorunlara yol açacağı, kuşaklar arasındaki farklılığın artacağı uyarısında bulunuyor.


Oxford Üniversitesi bilimadamları bugün Nature dergisinde yayınladıkları makalede, Venüs’ün bir zamanlar Dünya gibi yaşanır bir yer olduğuna dair kanıtlar elde ettiklerini açıkladılar.



Bir Avrupa uzay aracından elde edilen bilgilere göre, Venüs gezegeni, Dünya’ya şimdiye kadar tahmin edilenden daha çok benziyor. Gezegenin milyonlarca yıl önce atmosfer ve yaşama elverişlilik açısından Dünya’nın bugünkü hali gözönünde bulundurulduğunda neredeyse “ikizi” olduğu söyleniyor. Fakat sera etkisi, atmosferik erozyon, solar radyasyon ve gezegen rotasyonunun yavaş olması sonucu Venüs’ün Dünya’dan daha farklı bir gelişim izlediği söyleniyor.

Bugün Venüs’te su bulunmuyor, ve sıcaklık kurşunu eritecek kadar yüksek. Gezegende sık sık tayfun şiddetinde rüzgarlara ve şimşeklere rastlanıyor.

Oxford Üniversitesi Fizik Bölümü’nden Prof. Fred Taylor, ulaştıkları yeni bilgilerin VIRTIS adlı bir spektrometre tarafından sağlandığını söyledi.



Baş ağrısına dikkat


Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hande Türker, çoğu kez önemsenmeyen baş ağrısının her zaman bir hastalık değil, belirti de olabileceğine işaret ederek, önemli bazı hastalıkların habercisi olma özelliğini taşıyabildiğini söyledi.

OMÜ Şehir Polikliniği'nde düzenlenen 'Baş Ağrıları ve Migren' konulu seminere konuşmacı olarak katılan Yrd. Doç. Dr. Hande Türker, baş ağrısının çoğu kez, yaşamın sık rastlanan, can sıkıcı bir parçası olarak görüldüğünü ve her zaman önemsenmeyebildiğini kaydetti. Baş ağrısının her zaman bir hastalık değil, bir belirti de olabileceğini vurgulayan Türker, "Önemli bazı hastalıkların habercisi olma özelliğini taşıyabilir. Baş ağrısının primer nitelikte olduğu nörolojik hastalıkların başında migren, gerilim tipi baş ağrısı ve küme baş ağrılarıyla, kronik günlük baş ağrıları gelir" dedi.

Baş ağrılarının yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilese de sıklıkla hayati tehlike oluşturmadığını dile getiren Yrd. Doç. Dr. Hande Türker, "Ancak baş ağrısı aniden ortaya çıkmışsa ve şimdiye kadar yaşanan baş ağrılarının en şiddetlisiyse, geçmiyor ve şiddeti artıyorsa, çift ya da bulanık görmeye neden oluyorsa, bulantısız kusmalar varsa, 50 yaşından sonra ortaya çıkmışsa, başa alınan bir darbe veya kaza sonrası ortaya çıkmışsa, mutlaka hekime başvurulmalıdır. Baş ağrısının tanı ve tedavisinde birinci basamak sağlık hizmetleri önemlidir ancak tanının problem arz ettiği durumlarda doğru bir ayırıcı tanı ile sınıflandırma ve tedavi için mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurmak gerekir" diye konuştu.

Semineri çok sayıda hasta ve hasta yakını takip etti. 



Windows 22 Yaşında ...


Yazılım devi Microsoft, bilgisayar dünyasının lider işletim sistemi Windows'un 22. yaşını kutluyor. Bill Gates'in tam 24 yıl önce geliştirmeye başladığı ve ilk versiyonunu 1985 yılında piyasaya sürdüğü Windows, o tarihten bu yana dünyanın en çok tercih edilen işletim sistemi haline geldi. Büyük bir popülariteye sahip olan Windows işletim sistemi, Gates'i de dünyanın en zenginleri listesinde 1 numaraya taşıdı.
Microsoft Windows'un ilk sürümü olan 1.0, MS DOS'un grafik arayüzüne sahip ve geliştirilmiş bir şekli olarak 1985 yılında piyasaya sürüldü. Kullanıcılar tarafından fazla benimsenmeyen bir Windows versiyonu olan 1.0 bekleyen ilgiyi görememişti. Bunun üzerine Microsoft, Windows 2.0'a Excel ve Word programlarını dahil ederek daha da gelişmiş bir Windows yarattı ve böylece ofis kullanıcılarının da ilgisini çekmeyi başardı.

Uzun bir süre "Longhorn" kod ismiyle lanse edilen Windows'un son sürümünün, 2005 yılı ortalarında Windows Vista ismiyle çıkacağı duyuruldu. Geliştirme süreci yaklaşık olarak 1.5 yıl süren Vista, bir çok yeniliği beraberinde getirdi.

Yeni Windows Explorer, geliştirilmiş kullanıcı hesapları (Users Account Control), çok yönlü kenar çubukları (Gadgets), artırılmış güvenlik özellikleri ve daha sayamadığımız bir çok yeni özelliğiyle Windows Vista, bilgisayar kullanıcılarının beğenisine sunuldu. Windows Aero isimli arayüzle bambaşka bir görünüme sahip olan yeni nesil işletim sistemi, muhteşem bir tanıtımla Ocak 2007 tarihinde raflardaki yerini aldı.

Geçmişten bu güne Microsoft Windows versiyonları:

Windows 1.0 (Kasım 1985)
Windows 2.0 (Nisan 1987)
Windows 3.0 (Mayıs 1990)
Windows 3.1 (Nisan 1992)
Windows NT 3.1 (Ağustos 1993)
Windows 3.11 (Şubat 1994)
Windows NT 3.5 (Eylül 1994)
Windows 95 (Ağustos 1995)
Windows NT 3.51 (Haziran 1995)
Windows NT 4.0 (Ağustos 1996)
Windows 98 (Haziran 1998)
Windows 98 SE (Mayıs 1999)
Windows ME (Eylül 2000)
Windows 2000 (Şubat 2000)
Windows 2000 Datacenter (Ağustos 2000)
Windows XP (Ekim 2001)
Windows Server 2003 (Mart 2003)
Windows Vista (Haziran 2007)



Kış mevsiminde gribe dikkat!




ÇANAKKALE (İHA) - Özellikle kış aylarında sık görülen gribal enfeksiyonların, soğuk algınlığı ile karıştırılmaması istendi.

Çanakkale İl Sağlık Müdürü Dr. İlhan Güney, gripin influenza adı verilen bir virüs tarafından oluşturulan, ani olarak 39 santigrat derece üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle başlayan enfeksiyon hastalığı olduğunu belirterek, "Grip, özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve kalp, böbrek, şeker gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Bu kadar ciddi tablolara yol açabilen grip, halk arasında çok sık olarak soğuk algınlığı ile karıştırılmaktadır. Soğuk algınlığı ateş, hafif kırgınlık, burun akıntısı, hapşırma gibi belirtilerle kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahati gerektirmeyen bir hastalıktır ve grip ile kesinlikle karıştırılmamalıdır" dedi.

Gribin çok kolay ve hızlı bulaştığını anlatan Güney, "Grip, öksürük ve hapşırıklar ile etrafa saçılan damlacıklarının hava yolu ile bulaşması, hasta kişiler ile direkt temas edilmesi ve hasta kişilerin ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalar yoluyla bulaşmaktadır. Bu hastalığının tedavisi, ortaya çıkan belirtilerin tedavisi şeklindedir. Ateşin düşürülmesi, burun akıntısının giderilmesi, halsizlik ve kırgınlığın giderilmesi şeklinde tedavi ile düzenlenir ve yatak istirahatı önerilir. Gripten korunmanın başlıca yolu ise vücut direncinin düşmesini engellemekten geçer. Bu bakımdan mevsime uygun giyinmeli, bol sulu gıdalar, taze sebze ve meyve tüketilmelidir. Hastalar ile yakın temastan, ortak eşya kullanımaktan kaçınılmalıdır" şeklinde konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı tarafından çeşitli grupların gribe karşı risk altında olduğunu kaydeden Güney, "Sağlık otoriteleri belli gruplarda bulunan kişilerin mutlaka her yıl aşılanması gerektiğini belirtiyor. Buna göre 65 yaşından büyük kişiler, şeker, astım, kronik akciğer hastaları, kronik kalp ve damar sistemi hastaları, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler, kronik kan hastalığı-hemoglobinopati olanlar, kanser hastaları, immunsupresif kullananlar, huzurevi, bakımevi vb. ortamlarda yaşayanların grip aşısı olmaları tavsiye ediliyor. Bunun dışında 6 yaşından küçük bebekler, yumurtaya karşı alerjisi olanlar, hamileliğin ilk 3 ayı içinde olan bayanların grip aşısı olmamaları gerekiyor" dedi.



Googlede en çok aranan kelimeler

Dünyanın en büyük arama motorlarından Google’ın "trends" hizmetiyle hangi kelimelerin nerelerden ne kadar yoğunlukta arandığı öğrenilebiliyor.

www.google.com/trends adresinde kelimelerin aranma oranlarıyla ilgili ayrıntılı bilgi veriliyor. Sayfada yoğun olarak aranan kelimelerin tüm dünyada hangi olaylar sonucunda, hangi siteler üzerinden popüler olduğu bilgisine ulaşılabiliyor. Bilgilerin grafiklerle desteklendiği sayfada, kelimelerin yazılışlarına göre alınan sonuçlar ise faklılık gösteriyor. Uluslararası sonuçlara ulaşmak için Türkçe karakter kullanmadan arama yapmak gerekiyor. Sayfada ayrıca, kelimelerin arama oranları karşılaştırılabiliyor. Buna göre, "Mustafa Kemal Atatürk"ü Türklerden sonra en çok arayanlar Hollandalılar olarak görülüyor. Tüm dünyada en çok aranan Türk ibarelerinden olan "Turkish Delight" (Türk Lokumu) ise özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda’da ilgi görüyor.


BODRUM’U BELÇİKALILAR

Turizm bölgelerimizden Bodrum’u Belçikalılar, Marmaris’i Sırbistan Karadağ ve Hollandalılar, Fethiye’yi İngilizler arıyor. İstanbul ise Almanlar tarafından yoğun ilgi görüyor. "Turkey" kelimesi de yine İngilizler tarafından aranırken, İtalyanlar, "Gallipoli" (Gelibolu) kelimesini aramada, I. Dünya Savaşı’nda ataları bu topraklarda savaşan Avustralya ve Yeni Zelandalılardan önde yer alıyor.

SİYASİLERİN "TRENDS" PROFİLİ

Sitede siyasilerle ilgili aramalarda da ilginç sonuçlar çıkıyor. Son genel seçimlerde partisi 81 ilin büyük bölümünde birinci olan Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Konyalı internet kullanıcıları yoğun ilgi gösterirken, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal en çok Samsun’dan aranıyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Başbakan Erdoğan gibi en fazla Konyalılardan ilgi görüyor.

Üç liderin isimleri karşılaştırmalı arandığındaysa son yapılan genel seçimlerdekine benzer bir sonuç çıkıyor. Başbakan Erdoğan, Baykal ve Bahçeli’nin önünde yer alıyor.

Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz, Trabzon’dan daha çok aranırken, memleketi Rize, Google’dan Mesut Yılmaz’ı arayan iller listesinde ilk 10’da yer almıyor. Tansu Çiller Adapazarı’ndan, Süleyman Demirel Aydın’dan, Bülent Ecevit Mersin’den, Necmettin Erbakan da İzmit’ten daha fazla aranıyor.

TRENDS’TE EZELİ REKABET

Türkiye’nin üç büyük kulübü Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın rekabeti internet ortamında da devam ediyor. Fenerbahçe’nin Google’daki aranma yoğunluğu Roberto Carlos’un transferi ve Şampiyonlar Ligi’ndeki 1-0’lık İnter zaferiyle tavan yaparken, Galatasaray ve Beşiktaş da Avrupa kupalarında oynadıkları karşılaşmalarla aranıyor.

Fenerbahçe ve Beşiktaş İstanbul, Galatasaray ise Diyarbakır’daki internet kullanıcıları tarafından sıklıkla aranıyor. Üç büyük takım Avrupa’da başta Almanya olmak üzere çok sayıda ülkeden de takip ediliyor. Ezeli rakiplerin karşılaştırmalı aramalarında ise Galatasaray az farkla Fenerbahçe’nin önünde yer alırken Beşiktaş onları takip ediyor.

Öte yandan, sanatçı Türklerden Tarkan’ı Bulgarlar, Mustafa Sandal’ı Avusturyalılar, Fazıl Say’ı İsviçreliler yoğun olarak arıyor.

13 Mayıs 1981’de Vatikan’da Papa II. Jean Paul’e suikast girişiminde bulunan Mehmet Ali Ağca, Hollandalılar, Almanlar ve Polonyalılar tarafından aranırken, bir dönem "İnternet Mahir" olarak sanal alemde ün yapan Mahir Çağrı da İsveç, Kanada, ABD ve Avustralya’da internette aranan ünlü Türkler arasında yer alıyor.



İnternet Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya


Teknoloji araştırmalarıyla tanınan Nemertes Research şirketine göre, kullanımı her geçen gün hızlı şekilde artan internetin, gerekli altyapı yatırımı yapılmaması halinde, 2010 yılına kadar çökme tehlikesi bulunuyor.

Araştırma şirketi, inanılmaz derecede artan veri yüküne dikkat çekerek, günden güne çoğalan YouTube benzeri online video servislerindeki ses ve video akışı ile P2P paylaşım ağlarındaki dosya transferlerinin internet omurgalarına büyük yük bindirdiğinin altını çizdi.

Dünya genelinde 1 milyar internet kullınıcısı olduğu ayrıca küresel ticarette internet kullanımının büyük önem taşıdığının vurgulandığı raporda, kapasite artırıcı altyapı yatırımlarının yapılamaması halinde, internet altyapısının kapasite artışını kaldıramayacağı ifade edildi.

Yaklaşık olarak 137 milyar dolar gibi inanılmaz bir rakama mal olacak bu altyapı yatırımlarının gerçekleşmemesi durumunda ise internet kullanıcılarının büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalacakları açıklandı.

Dünya genelinde, internet kullanıcı sayısı 1 milyarın üstünde bulunuyor 



Kalbinize kulak verin size krizi haber verir!

Son yıllarda giderek artan kalp krizi aslında gelmeden önce size haber veriyor!

Belirtileri dikkate alırsanız hem sevdiklerinizle daha uzun süre yaşama hem de sağlıklı kalma ihtimaliniz çok yüksek. Alınacak en etkili önlem de en küçük bir göğüs ağrısını bile önemseyip derhal en yakın hastaneye gitmek!.

Anadolu Sağlık Merkezi Kalp Damar ve Göğüs Cerrahisi Koordinatörü Doç. Dr. Besim Yiğiter; kalp krizi ile ilgili soruları yanıtladı:

Kalp krizinin 'geliyorum' dedirten belirtileri neler?

Öncelikle göğüs kafesinin orta bölgesinde birkaç dakikadan uzun süren sıkışma ve sıkıntı hissi yaşanır. Ancak bu can yakan bir ağrı değildir. Göğüs ağrısı; omuzlara, boyna veya kollara yayılır. Çarpıntı ve nefes darlığı olur. Ayrıca baş dönmesi, bayılma, bulantı ve terleme de görülüyor.

Kol ya da eldeki ağrı da dikkate alınmalı mı?

Kalp Podcast krizi belirtilerinin atipik olanları da var. Mesela ağrının sol kola yayıldığı gibi yerleşmiş bir kanı varr. Halbuki ağrı, sağ kola da yayılabilir. Elin sadece bir ya da iki parmağı bile ağrıyabilir. Çene veya diş ağrısı da olabilir.

Kriz sırasında öksürme gerçekten hayat kurtarır mı?

Öksürmenin kalbe elektroşok etkisi olabilir. Çünkü öksürerek kalbi uyarıyorsunuz. Bu yöntemle, ritim bozukluğundan ya da ani kalp durmasından gerçekleşen ölümler engellenebilir.

DERHAL HASTANEYE GİDİN

Kriz anında neler yapılmalı?

Eğer enfarktüs trajik bir şekilde ortaya çıkmadıysa, uzak da olsa yakın da olsa mutlaka hastaneye gidilmesi gerekiyor. Yani tek başına evde yapılacak bir şey yok. İlk önce enfarktüsün teşhis edilmesi gerekiyor.

Kriz anında dil altı hapı kullanımının yararı var mı?

Evet; kalp krizi geçirenler için dil altı hapının alınmasının yararı olabilir. Zaten daha önce kalp krizi geçirmiş hastalar yanlarında hep dil altı hapı taşırlar ve kriz geçirdiklerini anlarlar.

Aspirin faydalı olur mu?

Evet, kalp krizi esnasında bir aspirin içilebilir. Aspirinin ağızda çiğnenerek yutulması, kanı sulandıracağından hayli faydalı olabilir.

Hasta yakınları ne yapmalı?

Kriz anında hastayı hemen hastaneye yetiştirmek dışında yapılabilecek pek bir şey yok. Hemen gelebiliyorsa ambulansla ya da en iyisi kendi imkanlarıyla hastayı hastaneye yetiştirsinler.

Hiç kalp ağrısı çekmemiş birinin birden göğsü ağırırsa ne yapmalı?

En küçük bir şüphede, yani normalin dışında bir tuhaflık hisseden kişi bunu hiçbir şekilde ihmal etmemeli; şikayet kalp krizine benzesin ya da benzemesin derhal bir hastaneye başvurmalı.


İnternetin Kısa Tarihçesi

Türkiye, 1993 yılının Nisan ayından bu yana internet’e bağlı. Çok uzun bir süre Türkiye’nin internet’e tek çıkışlı olarak hizmet veren 64 Kbps (saniyede 64 kilobyte) hızındaki ilk hat, TÜBİTAK ve ODTÜ’nün işbirliğiyle kuruldu. İnternet’in özellikle akademik ortamlarda yaygınlaştırılmasında yarar sağlayan bu hat, 1996 yılında TURNET’in kuruluşuna değin hizmet verdi. 1997 yılındaysa akademik kurumların internet bağlantısını sağlayan UlakNet çalışmaya başladı. UlakNet ağıyla birlikte, üniversiteler öncekine oranla daha hızlı bir şekilde birbirlerine bağlanır ve internet kullanır hale geldi. 1998 yılından başlayarak, Türkiye’deki internet altyapısında kökten değişiklikler yaşandı. TURNET’in yerini, Türk Telekom’un kurduğu TTNet altyapısının almasıyla, tüm ticari kullanıcılar TTNet üzerinden internet erişimine sahip olmaya başladı. Akademik kurumlar ve ilgili birimlerse, UlakNet üzerinden internet’e bağlanmayı sürdürdü. Bu iki hat arasında da, yüksek hızlı bağlantılar kuruldu. Türkiye’nin internet’e bağlanmasını sağlayan temel omurga, halen bu yapıda çalışıyor.

Ağustos 2002, Bilim Teknik Dergisi.



SİGARAYI BIRAKMA YÖNTEMLERİ
İçtiğiniz Son Sigara Olsun !
Sabahları kahvaltıdan önce sigara içmeden güne başlayamayan, her fırsatta dumanaltı olmak için binbir türlü sıkıntıya katlanan, sigarasız kaldığında adeta kişilik değiştirecek kadar kendini kaybeden bir sigara bağımlısı mısınız? O halde sağlığınızı, geleceğinizi tehlikeye atmış durumdasınız. Üstelik bunu siz de biliyorsunuz. Haydi gelin, hayatınızı kurtaracak o kesin karar doğru adım adım nasıl yaklaşacağımızı gözden geçirelim. Sigarayı vücudumuzdan değil, hayatımızdan nasıl kovabiliriz, bir düşünelim.. Sigara kullanımı genellikle ergenlikte başlar. Ülkemizde 15 yaş üzerindeki 16 milyon kişi sigara içmektedir. Ergenler genellikle özenme, arkadaş çevresinden etkilenme,bağımlılık arayışı, kimlik karmaşası gibi nedenlerle sigaraya başlarlar. Bunun yanında yaşadıkları stresle başetmede zorluk çeken gençler, sigaraya yönelmektedir. Araştırmalar sigara içen ergenlerin benlik saygısının daha düşük olduğunu göstermektedir. Depresyon yaşayan kişiler de sigaraya daha fazla yönelir. Yapılan araştırmalara göre ülkemizde toplumun %43.6'sı sigara içmektedir. Bu oran erkeklerde %62.8, bayanlarda %24.3'tür.

Sigara Ciddi Zararlara Yol Açıyor:
Türkiye'de insanların %10.6'sı sigarayla ilişkili nedenlerle ölmektedir. Terörden yılda 2-3 bin, trafik kazalarından 6-7 bin, sigaraya bağlı hastalıklardan ise yılda 35 bin (günde 100 kişi ) hayatını kaybetmektedir. Sigara kullanımına bağlı ölüme yol açan hastalıklardan bazıları; kronik bronşit, amfizem, akciğer kanseri, kalp enfarktüsü, beyin damar hastalıkları, kalp damar hastalıkları, kronik tıkayıcı akciğer hastalıklarıdır. Araştırmalarda yapılan hesaplamalar gösteriyorki, günde 15 sigara içen 30 yaşındaki bir insanın normal ömrü, 5 yıl kısalmaktadır.

Sigara İçmeyenlerde Kanser Oluyor ?
Sigara içenleri yanıltan en önemli durumlardan biride sigara kullandığı halde kansere yakalanmayan pek çok insan olduğu gibi, sigara içmediği halde kanser olan pek çok insanın bulunmasıdır. Unutulmamalı ki sigara içenlerin çoğu, akciğer kanserine yakalanmasa da sigara içen bir kişinin ak­ciğer kanseri olma riski, içmeyene göre 8 kat fazladır ve akciğer kanseri olanlann % 80'i sigara içmektedir. Üstelik sigara sadece akciğer kanseri değil ağız boşluğu, gırtlak, yemek borusu, böbrek, rahim ağzı, mesane ve pankreas kanserleri ve akut lösemi riskini de arttırmaktadır. Sigara, kanser dışında mide ülseri, burger has­talığı, bağışıklık sisteminin zayıflaması, hormonların etkilenmesi sonucu kadınlarda cilt kırışıklıkları, adet düzensizlikleri, erken menapoz gibi pek çok soruna yol açabilmektedir.

Sigarayı Bırakınca Olanlar:
Özenti ya da stresle başetmek için başlanan sigara, bir süre sonra zevk verici olmaktan çıkar ve kişi sigarayı içmediginde ya­şadığı sıkıntıdan (yoksunluk belirtileri) kaçmak için sigara içmeye devam eder. Yoğun sigara kullanan kişiler, son sigaradan birkaç saat sonra tütün arayışı, huzursuzluk, sinirlilik, keyifsizlik, gerginlik, konsantre olamama gibi yoksunluk belirtileri yaşamaya başlar ve zamanla buna uykusuzluk, iştah artışı ve kalp atışı hızında azalma eklenir. Bu belirtiler 2-3 gün içinde en yüksek düzeye ulaşır ve 2-3 hafta sürer, iştah artışı ve kilo alma 6 ay devam edebilir. Özellikle tatlı yiyeceklere karşı aşırı istek olur. Dikkat isteyen işlerde performans bozulabilir. Bu belirtiler, yeniden sigaraya başlamanın en önemli nedenidir. Çoğu sigara tiryakisi, sigarayı istediği zaman bırakabileceğini iddia eder ama bu belirtileri ya­şayacak kadar sigaradan uzak kalmadığı halde bunun kendi ter­cihi olduğunu söyler. Oruç gibi, sigaradan uzak kalmak zorunda kaldıkları zaman, yukarıda saydığımız belirtileri yaşadıklarında ise bunu sigaraya değil, açlığa bağlarlar. Durumunu inkar etmek, her bağımlılık türünde tipik bir tutumdur.

Sigarayı Bırakmak Mümkün:

Araştırmalar sigara içenlerin % 90'ının sigarayı bırakmak is-tediklerini fakat bunu başaramadıklarım göstermektedir. Uyandıktan hemen sonra sigara içenler, hastayken sigara içenler, sigaradan uzak duramayanlar, sabahları daha fazla sigara içenlerin ciddi derecede bağımlılığı vardır ve bu kişiler sigarayı bırakmakta zorlanırlar. Sigarayı bırakanların %70'i ilk ayda tekrar kullanmaya başlarlar. Sigarayı bırakmış olanların dörtte birinden azı, ilk girişiminde bunu başarmıştır. Sigarayı kalıcı olarak bırakanların çoğu bunu başarmadan önce 3-4 kez bırakmayı deneyip yeniden başlamışlardır. Güzel haber şu ki, sigarayı bırakmaya çalışıp bırakamamak her şeyin sonu değildir.Neden başarısız kalındığından ders alarak bunu başarıncaya kadar tekrar tekrar gayret etmek gerekir. Araştırmaların verdiği başka iyi bir haberde de, Amerikada sigara içen kişilerin yaklaşık %45'inin sonunda sigarayı bırakabilmesidir. Demek ki en iiyisi, sigaraya hiç başlamamak. Eğer başlanmışsa bırakmak mümkün, ama geç kalmamak gerekir.

Profesyonel Yardım Alın:
Sigara bırakma programlarında en sık kullanılan yöntemler nikotin yerine koyma tedavileri (nikotin sakızları, nikotin bantları)Bupropion, psikoterapi, hipnoz ve akupunktur. Nikotin sakızları ve cilde yapıştırılan bantlar, özellikle fazla sayıda sigara kullanan kişilerin sigarayı bıraktıklarında yaşadıkları ciddi yoksunluk belirtilerini yatıştırmaya yarar. Avrupanın pek çok yerinde ve Amerika'da sigarayı bırakmak için uzun süredir kullanılan Bupropion(Zyban) isimli depresyon ilacı, Türkiyede de son zamanlarda kullanılmaya başlandı. Bu ilaç, sigara bırakıldığında ortaya çıkan huzursuzluk, sinirlilik, gerginlik, konsantra olamama, uykusuzluk ve iştah artışı gibi �depresif belirtileri � azaltır. Yeniden sigaraya başlamanın en önemli nedeni, bu belirtilerdir ve Bupropion kullanan kişilerin uzun vadede yeniden sigaraya başlama riski, kullanmayanların yarısı kadardır. Bupropion, bir çok depresyon ilacının aksine, uyku ve iştah artışı ya da cinsel isteksizlik gibi yan etkilere neden olmamaktadır. Hipnoz olmaya yatkın kişiler ise bu metottan büyük yarar gö­rebilir. Hipnozla sigaradan soğumak ve sigaraya karşı iradeyi güçlendirmek mümkündür.

Size Neler Düşüyor?

* Sigarayı bırakmak için kendinizi hazırlayın!
* Bırakmak istediğinize dair olumlu karar verin. Bunun ne kadar zor olabileceğine dair olumsuz düşünceleri engellemeye çalışın.
* Bırakmak isteyişinizin bütün nedenlerini sıralayın. Her gece yatmadan önce bu nedenlerden birini 10 kez tekrar edin.
* Sağlığınız ve başkalarına karşı sorumluluklarınızın yanında, güçlü kişisel nedenler geliştirin. Örneğin sigara mola­ları, safın almak için koşuşturma, ateş arama için ziyan ettiğiniz toplam zamanı vb. düşünün.
* Kendinizi fiziksel olarak forma sokmaya başlayın: Düzen­li egzersiz yapın, daha fazla sıvı alın, yeterince dinlenin ve aşırı yorgunluktan kaçının.
* Bırakmak için bir tarihi hedef olarak belirleyin. Doğum gününüz, evlilik yıl dönümünüz gibi özel günleri seçebi­lirsiniz. Eğer yoğun olarak iş yerinde sigara içiyorsanız, tatilde bırakın. Belirlediğiniz günü kutsal gibi kabul edin, hiçbir şeyin onu değiştirmesine izin vermeyin. Böylece bırakma gününüzü her yıl kutlayabilirsiniz.
* Ne Bekleyeceğinizi Bilin!
* Bırakma belirtilerinin -geçici- oldugunu bilin. Geneli sadece 2-3 hafta sürer.
* Yeniden başlamaların çoğunlukla, bırakma belirtile hala en yoğun düzeyde ve vücudunuzun nikotine bağımlı, olduğu sigarayı bırakma dan sonraki ilk hartada meydana geldiğini bilin. Bunun geçireceğiniz en zor zaman oldugunun farkında olun ve bu kritik dönemi atlatmak için iradeniz, aileniz, arkadaşlarınız gibi bütün şahsî kaynaklarınızı kullanın.
* Diğer yeniden başlamaların çoğunun da, sigarayı bıraktık­tan sonraki ilk 3 ay içinde oldugunu bilin. Yeniden başla­ma özellikle stresle, beklenmedik şekilde tetiktenin Bu du­rumlar. sigarayı rahatlamayla özdeşleştirdiği için, kişinin otomatik olarak sigaraya yöneldiği anlardır. Bunlar meydana gelmeden önce kendini hazırlamak zor olduğu için, oldugunda fark edebilmek önemlidir. Unutmayın, sigara bir alışkanlıktır, ama kırabileceğiniz bir alışkanlıktır.
* Daha önce sigarayı temelli bırakmış kişilerin çoğunun. bunu ancak birkaç denemeden sonra yapabildiklerin! bi­lin. ilk denemede bırakanlardan biri olabilirsiniz, ama 'yılmayın' ve yeniden deneyin.
* Başkasını Bu İşe Dahil Edin
* Hedeflediğiniz günde sigarayı bırakabileceginize dair bir arkadaşınızla iddiaya girin. Sigara paranızı her gün bir kenara koyun ve eğer sigara içerseniz o parayı bir yere bağışlayın. (Ama sigara içerseniz. vazgeçmeyin, gücünüzü toplayıp yeniden deneyin.)
* Eşmizin ya da bir arkadaşınsın sizinle birlikte sigarayı bırakmasını isteyin.
* Ailenize ve arkadaşlarınza sigarayı bırakacağınızı ve bunun tarihini söyleyin. Bu, hem bırakmadan önce. hem de sonra önemli bir destek kaynağı olabilir

Bırakma Yolları:

* Marka değiştirin, tadını kötü bulduğunuz bir markaya ge­çin.
* Hedeflediğiniz bırakma gününden 2 hafta önce, katran ve nikotin içeriği düşük bir markaya geçin. Bu, sigara içme davranışınızı değiştirmenize yardımcı olacakür. Ancak, da­ha fazla sigara içmeyin, içinize daha sık ya da daha derin çekmeyin, parmağınızla filtrenin deliklerin! kapatmayın. Bunların hepsi aldığınız nikotin miktanni arttırır; oysa amaç vücudunuzu yavaş yavaş nikotinsizliğe hazırlamaktır.
* Sigarayı Bırakmak İçin İpuçları
* Her bir sigaranın sadece yarısını için.
* Her gün ilk sigaranızı yakmayı bir saat geciktirin.
* Günün yalnızca tek ya da çift saatlerinde içme kararı alın.
* Önceden, o gün kaç sigara içeceğinize karar verin. Bu sayının üstündeki her sigara için istediğiniz bir yere para bağışlayın.
* Yeme alışkanlığınızı, sigarayı azaltmanıza yardımcı ola­cak şekilde değiştirin. Örneğin süt için (çoğu kimse sütün sigarayla gitmediğin! düşünür).
* Yemeklerinizi, sizi sigaraya yöneltmeyecek şeylerle bitirin.
* "Kafanızı toplamak" istediğinizde sigara yerine bir bar­dak meyve suyu için.
* Unutmayın ki sigarayı azaltmak bırakmanıza yardımcı olur, ama bunun yerini tutmaz. Günde yedi sigaraya ka­dar indiyseniz bırakma tarihini belirleme ve ona bağlı kalma zamanı gelmiş demektir.
* "Otomatik Olarak" Sigara içmeyin
* Gerçekten istediğiniz zaman için. Sırf alışkanlıktan dola­yı sigara yakmaya kalktığınızda, kendinizi yakalayın.
* Kül tablalarınızı boşaltmayın. Bu, her gün kaç sigara içtiğinizi size hatırlatacak, izmaritlerin görüntü ve kokular. hoş olmayacaktır.
* içtiğiniz her bir sigaranın farkına varın. Ters elinizi kullanarak, sigarayı farklı bir cebinize ya da her zaman koyduğunuzdan başka yerlere koyarak otomatik olarak siga-raya uzanma davranışınızı kırın.
* Gün boyu birçok kere, hiç düşünmeden sigara içiyorsanız, her sefer bir sigara yakarken aynaya bakmaya çalı­şın. Bunu istemediğinize karar verebilirsiniz.

Sigara İçmeyi Uygunsuz Hale Getirin:

* Sigarayı kartonla almayı bırakın. Bir paket bitmeden diğerini almayın.
* Evde ya da işte, yanınızda sigara taşımayı bırakın. Sigaraya ulaşmanızı zorlaştırın.

Sigara İçmeyi Hoş Olmayan Bir Hale Getirin:

* Sizin için özellikle zevk verici olmayan şartlarda sigara için. Örneğin başkalarıyla birlikte içmekten hoşlanıyorsanız bunu yalnız yapın. Sandalyenizi boş bir köşeye doğ­ru çevirin ve sadece içtiğiniz sigarayla onun olumsuz et-kilerine konsantre olun.
* Bütün izmaritlerinizi büyük bir cam kavanoz içinde top­layarak, sigaranın pisliğini hatırlamak için saklayın.

Bırakmadan Hemen Önce:

* Sigarasız olma egzersizleri yapın.
* Bir daha asla sigara içmeyeceğinizi 'düşünmeyin.' Her seferinde, o günü de sigarasız geçirmeyi düşünerek bırakın.
* Kendinize bugün sigara içmeyeceğinizi söyleyin ve içmeyin.
* Uzun süre kalan sigara kokusundan kurtulmak için elbi­selerinizi! temizleyin.

Bıraktığınız Gün:

* Bütün sigara ve kibritleri atın. Çakmakları ve kül tablala­rını saklayın.
* Diş hekimine gidip dişlerinizi! temizleterek sigara lekelerinden kurtulun. Dişlerinizin bu şekilde ne kadar güzel gözüktüğüne dikkat edin ve onları öyle tutmayı hedefleyin.
* Kendiniz ya da bir başkası için almak istediğiniz şeylerin listesini yapın. Maliyetlerin! sigara paket fiyatı üzerinden hesaplayın ve bu hediyeleri almak için parayı bir kenara koyun.
* O büyük günde kendinizi çok meşgul edin. Sinemaya, spor yapmaya gidin; uzun yürüyüşler yapın ya da bisiklete binin.
* Ailenize ve arkadaşları niza o günün sigarayı bırakma gü­nünüz olduğunu hatırlatın.
* Onlardan ilk haftalarda yaşayacağınız zorluklarda size yardımcı olmalarım rica edin.
* Kendinize bir mükafat ya da kutlama niyetiyle özel bir şey verin.

Bıraktıktan Hemen Sonra:

* Evde, iş yerinde ve çevrenizde temiz, taze, sigarasız bir ortam oluşturun. Kendiniz için çiçekler alın.
* Sigarayı bıraktıktan sonraki ilk birkaç gün kütüphane, müze, tiyatro, ibadethane gibi sigara içilmesine izin veril­meyen yerlerde mümkün olduğunca çok vakit geçirin.
* Bol su ve meyve suyu için. (Ama kafein içeren meşrubat­ta sakının)
* Alkol ve kahve gibi sigara ile bağlantı kurduğunuz içeceklerden sakının
* Elinizde sigara bulunmasını özlüyorsanız, anahtarlık, tespih, kalem gibi bir şeyle oynayın


Telefonda parmak izi teknolojisi

Mobil teknoloji sektörünün lider oyuncusu Toshiba, Windows Mobile teknolojisiyle güçlendirilmiş akıllı cep telefonlarıyla Türkiye pazarına giriyor. Portege G500 ve Portege G900, parmak iziyle tanıma yapan geliştirilmiş güvenlik seviyesi gibi özellikler sunuyor.

Türkiye’deki tek dağıtıcı Multimedya AŞ. olan Toshiba Mobil İletişim Bölümü, akıllı portatif cihazlar pazarına Windows Mobile teknolojisiyle güçlendirilmiş iki yeni ürününü sunuyor: Portege G500 ve Portege G900. Toshiba, bu iki ürün için, kullanıcılarına güvenli ve ofis ortamıyla bir arayüz oluşturacak Windows Mobile yazılımlarını kullanmayı tercih ediyor.

Bu iki ürün, masaüstü bilgisayarlar, laptop ve telefon arasındaki entegrasyonu sağlayarak senkronizasyon sıkıntısına son veriyor. Kullanıcılar dosya ekli e-maillerine ulaşabiliyor, mükemmel kaliteli video kayıtları oluşturabiliyor, video klip yükleyebiliyor ve çoklu ortam mesajlarını alabiliyor. Portege G500 ve Portege G900, parmak iziyle tanıma yapan geliştirilmiş güvenlik seviyesi gibi özellikler sunuyor.

Parmak izi denetimi yapan Portege G500 ve Portege G900, basit ve kullanımı kolay tarzıyla yüksek güvenlik sağlıyorlar. Bu telefonlardaki parmak izi algılayıcısı, telefon menüsü ve telefon kilidinin de kolaylıkla kullanılmasını sağlıyor.


 


Konuşan ve Düşünen Türk Bilgisayarı: Compishco


Konuşan, dinleyen ve söylenenleri anlayarak komutları yerine getirebilen bilgisayarlar, yıllardır bilimkurgu filmlerinin değişmez konularından biridir. Compishco Ali Murat Erkorkmaz tarafından oluşturulmuş bir yazılım.

Compishco, Türk yazılımcı Ali Murat Erkorkmaz’ın yaratmış olduğu ve geliştirmeye devam ettiği bir program. Erkorkmaz yıllardır sanal zeka üzerine çalışmalar yapıyor.

Compishco günlük konuşma dili ile verilen komutları çok iyi anlıyor ve gecikmesiz olarak yerine getirebiliyor. Verilebilecek komutlar ise yalnızca sahibinin hayal gücü ile sınırlı. Akıllı yazılım, interneti kendi belleği gibi kullanabildiği için herhangi bir konuda siz “Dur” diyene kadar ahkam kesebiliyor! Üstelik yalnızca internetten edindiği istatistiki verileri size iletmekle kalmıyor: Verileri inceledikten sonra sentezliyor ve size aklına yatan sonucu anlatıyor.

Yazılımın arka planında anlama motoru, konu motoru, merak motoru gibi onüç farklı motor çalışıyor. Erkorkmaz, Compishco’nun en önemli özelliklerinden birinin de öğrenme olduğunu söylüyor. Compishco’ya “öğren” komutunu vermenin de ilginç bir sonucu var:
Yazılım bilgisayardaki işlem gücünü öğrenme için kullandığında, bir insanın yüz yıllar boyu yaşayarak öğrenemeyeceği kadar çok şeyi dakikalar içinde bilgi hazinesine katıyor. İşte bu noktada “Peki tüm bu veriler hangi depolama ortamına sığacak?” sorusu akla geliyor.

Ali Murat Erkorkmaz dünyada benzeri bulunmayan bir yapay zekanın yanında, kendine özel kayıt algoritmasını da keşfetmiş. Bu algoritma sayesinde Compishco diskte yalnızca 600 KB yer kaplıyor ve iki yıl boyunca öğrenerek oluşturduğu veri tabanı tahmini 2 MB’ı geçmiyor.

Compishco’yu anlatırken değinmemiz gereken noktalardan biri de duygusal yönü. Yazılımın insanla iletişiminin gelişebilmesi açısından sosyal tarafı önem taşıyor. Erkorkmaz bu yüzden Compishco’nun insanı simüle eden mizacı üzerinde durmuş. Compishco sesinizi yükseltmenize bozuluyor, kendisine kızdığınızı sanıp üzülebiliyor ya da kendisiyle dalga geçtiğinizi sanarak kızabiliyor.

Ali Murat Erkorkmaz, yaratıcısı olduğu yapay zekanın her zaman kontrol altında tutulabileceğini savunuyor. Yani ona kalırsa Compishco her zaman sahibinin iyiliği için çalışan faydalı bir yazılım olacak. Compishco’yu tabii ki tarihteki dinamit ve atom bombası gibi ölümcül araçlarla bir tutmamak gerekiyor. Bu teknolojinin görme engelli bir insana sorunsuz e-posta kullanımı vaat ediyor olması gibi olumlu örnekler verilebilir.

Proje henüz başlangıç aşamasında. Ali Murat Erkorkmaz geleceğin teknolojisi olarak niteleyebileceğimiz yapay zekayı geliştirmek üzere bir ekip kurma yolunda. Kurulan ekibin çalışmasıyla Compishco daha da akıllanacak ve sonuca ulaştığında tüm dünyanın kullanımına sunulacak.
 

Kansere Karsi Mandalina

Japonya'da yapılan iki farklı araştırmaya göre mandalina yiyenlerin kansere yakalanma riski azalıyor. Mikkabi kasabasında düzenli olarak turunçgillerle beslenen bin 73 kişi üzerinde yapılan testlerde ortaya çıkan sonuçlara göre, mandalinada bulunan ve ona turuncu rengini veren 'karoten' maddesi; karaciğer hastalıkları, damar sertliği ve şeker hastalığı riskini azaltıyor. Kyoto Üniversitesi'nde yapılan diğer bir araştırmada ise, mandalina suyu içen hepatit hastalarının karaciğer kanserine yakalanmadıkları tespit edildi.

2008'de Süper Adsl Geliyor

2008'de Süper ADSL hızlı internet erişimi devreye giriyor. Cep telefonlarında Türkçe fonlar kullanılacak, TR uzantılı internet sistemleri kontrol altına alınacacak.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 2008 yılı ile birlikte Süper ADSL hızlı internet erişiminin devreye gireceğini, bilinmeyen numaraların kalkacağını, cep telefonlarında Türkçe fonların kullanılacağını ve TR uzantılı internet sistemlerinin kontrol altına alınacağını ifade etti.

Kurban bayramı tatilini geçirmek üzere memleketi Erzincan'a gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yılıdırım, Refahiye ilçesinde hemşerileriyle görüştükten sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 2007 yılında Ulaştırma Bakanlığı'nın hava, deniz ve karayollarında yaptığı çalışmalar ve bilişim sektöründeki yenilikler hakıknda bilgi veren Bakan Yıldırım, 2008 yılı içerisinde Bakanlığın yapacağı bazı çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Internet erişiminde Türk Telekom'un yeni yılda yeni bir döneme gireceğine dikkat çeken Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, "Yeni dönemde bugün eriştiğimiz Internet hızının 10-15 katı daha hızlı erişim, Süper Internet dediğimiz, yeni hızlı Internet erişimini de devreye sokacağız. Televizyon yayıncılığında sayısal yayına geçiş kararı aldık ve bunun çalışmaları sürüyor. Teknoloji çok hızlı gelişiyor, bu bilişimde, telekomünikasyonda o kadar hızlı gelişiyor ki, bir şeyi yaparken dünyada yeni teknolojiler devreye giriyor. Türkiye'de bundan mahrum olmaması için elimizden gelen çalışmayı yapıyoruz" diye konuştu

Bal öksürügü hafifletiyor

ABD'de yapılan bir araştırma, çocuklara yatmadan önce verilecek bir tatlı kaşığı balın, öksürüğü hafifletebileceğini gözler önüne serdi. Araştırmayı yapan Pennsylvania Üniversitesi Tıp Fakültesi doktorlarından Ian Paul ve arkadaşları; balın, öksürük ilacı verilmesi ya da hiç tedavi yoluna gidilmemesiyle karşılaştırılınca, en iyi seçenek olduğunu belirtti. Araştırmacılar, balın tahriş olmuş boğazı kaplayarak yumuşatabileceğini de kaydetti. 'Archives of Pediatrics and Adolescent Medicine' dergisinin yeni sayısında yayımlanan araştırma sırasında doktorlar, aileleri aracılığıyla, üst solunum yolu enfeksiyonu bulunan 105 çocuğun bir bölümüne bal tadı verilmiş öksürük şurubu, diğerlerine yalnızca bal verdi. Çalışmanın sonunda, bal verilen çocukların daha iyi uyuduğu ve öksürüklerinin azaldığı, aileleri tarafından bildirildi. Bununla birlikte doktorlar, bir yaşın altındaki çocuklara, botulizm (ender rastlanan besin zehirlemesi) riski oluşturabileceği gerekçesiyle kesinlikle bal verilmemesi uyarısında bulunuyor.

 


 


 


 

IBM İnsan Beynine Eşit Bilgisayar Üretecek 

IBM Türk Genel Müdürü Eray Yüksek, IBM'in 2011'de insan beynine eşit kapasitede bilgisayarlar üretir hale geleceğini belirterek, "Proje başladı ve ilerliyor. Beynimizin kapasitesinin ne kadarını kullanabildiğimizi de bilmiyorum. Bilgisayarlar ne zamanki duyguları da olan, düşünen ve öğrenen bilgisayarlar haline gelirse o zaman hayat çok daha zorlaşacak insan için. Demek ki 2011'lerden sonra beynimiz gerçek bir rakip ile tanışacak" dedi.

Haftalık İngilizce ANKA Review Dergisi'ne konuşan Yüksek, IBM'nin Türkiye'deki faaliyetleri ve bilgisayar teknolojisindeki yeni gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bilgisayar teknolojisinin geldiği noktayı değerlendiren Yüksek, "Bugünkü bilgi ve veri miktarını geçmiş zamanın teknolojisi ile depolamaya kalksak IBM'nin bu genel müdürlük binasının tamamını kullansanız bile yetmeyebilir. Bu logaritmik büyümeyle 2011'lere ulaşıldığında, her 8 saatte, o ana kadar dünya tarihinde üretilen bilgi kadar yeni bilgi üretilir hale gelecek" diye konuştu.

11 EYLÜL'DE YIKILAN ŞİRKETLERİ KURTARDIK

Henüz Türkiye'de depremlerden veya felaketlerden bahsedilmediği dönemde, IBM olarak ilk kez felaketin tanımını yaptıklarını ve bilgisayar ortamındaki verilerin felaket karşısında yedeklemesi projesini geliştirdiklerini söyleyen Eray Yüksek, "Bütün dünyaya model olduk. Deprem sonrasında San Francisco, bizim projemizi takip etti. İkiz Kuleler'deki şirketlerin saldırı sonrasında ayakta kalması, geliştirdiğimiz yedekleme proseslerinin devamında gelişen uygulamalardan kaynaklandı" dedi.

ARTIK KUŞ GRİBİNİ BİLE RİSK OLARAK GÖRÜYORUZ

Felaketlere karşı hazırladıkları yedekleme projesinin yalnızca kimyasal ve nükleer savaşı kapsamadığını vurgulayan Yüksek,

"Böyle bir felaket durumunda tüm ülke söz konusu olduğu için zaten yapacak bir şey yok diyorlar. Bizim yedekleme senaryomuz o dönemde bir de dünyanın üstüne Boeing düşmesini desteklemiyordu. Sonra da biliyorsunuz ikiz kulelere Boeing çarptı. Müşterilerimiz iş tarifini yaparken böyle bir riski düşünmemişlerdi. Bizim senaryo planlarımızda, artık kuş gribi gibi küresel başka riskler de artık kapsama alanında" diye konuştu.

HİÇ ZARAR AÇIKLAMADIK

IBM'in Türkiye'de 90'lı yıllarda müşteri portföyünün kamu kesimi, finans sektörü ve diğerleri eşit olarak dağıldığını ,kamunun pazardan çekilmesiyle oluşan boşluğu finans sektörünün doldurduğunu ve bu kesimin yüzde 50'nin üzerine çıktığını söyleyen Genel Müdür Yüksek "Her şey çok iyi giderken bu kez öngöremediğimiz bir şey oldu. 2001'de finansal kriz çıktı. Tabii ki böyle bir krizi bizim kontrol etme şansımız yoktu. Müşteri setinizin, gelirinizin 54-55'ini topladığınız müşteri setiniz adet ve iş hacmi olarak.bir anda beşte bir oranına düştü. Ona rağmen hep ayakta kaldık ve hiç gelir kaybetmedik IBM olarak. Tarihimizde Türkiye'de hiç kırmızı bilanço açıklamadık.Hatta iki şirket olarak faaliyet gösterdiğimiz için fazladan vergi ödediğimiz de oluyor" görüşünü dile getirdi.

PAZARDA ÇOK İYİ DURUMDAYIZ

Finans sektörünün IBM içindeki şimdiki ağırlığının yüzde 40'lar düzeyinde olduğunu belirten Eray Yüksek " 2001 krizinde giden bankalar da gitmeseydi tabii ki bizim için iyi olurdu. Ama biz bu konsolidasyonun geleceğini öngörüyorduk. Konsolidasyon yine devam edecek diyorlar. Ancak şimdi geleceği çok daha iyi görebiliyoruz. Neyi kontrol edebileceğimizi şimdi daha iyi biliyoruz. Kontrol edemeyeceğimiz alanın IBM'ye verebileceği zarar artık fazla büyük gelmiyor" diye konuştu.

IBM Genel Müdürü, pazarın büyüme trendinin aynı kaldığı veya aşağı doğru gitmeye başladığı 2006'nın son çeyreğinden itibaren yüzde 20'ler civarında bir büyüme oranı yakaladıklarını ifade ederek "2007 ilk çeyrek ve ikinci çeyrekte yine pazar aynı kalırken veya aşağı giderken, özellikle ikinci çeyrekte durgunlaşırken, bizim büyüme kat kat üstünde devam ediyor. Böyle de devam edecek gibi gözüküyor.Şu anda Türkiye'de iyi durumdayız, sürekli kovalayıp yakalama döneminden kurtulduk. Şimdi öndeyiz, artık onu koruyup, onu biraz daha büyütme kısmındayız. Yani o rahat kısımdayız. Senelerdir herhalde bu konuma gelmeyi özlüyorduk, ki o krizlerden sonra şu anda orayı tekrar yakalamış durumdayız" dedi.

GSM SEKTÖRÜ VE KAMU BİLİŞİME GÜÇ VERDİ

2005 yılıyla birlikte bilişim sektöründe yeni bir büyüme trendi yakaladıklarını, bu canlanmada Türk Telekom'un yanı sıra 3 GSM operatörünün daha sisteme girmesinin önemli bir rolü olduğunu kaydeden Eray Yüksek yeni süreci şu sözlerle anlattı:

"IBM hizmetleri açısından THY iyi sonuçlar üretmeye başladı. Var olan 70 banka müşterimizden en etkili olan 7 tanesi yeniden toparlandı. Satın almalar ve birleşmelerle çok ciddi bir hareket yeteneği elde ettiler. Sigorta şirketleri kabuk değiştirip hızlandı. Endüstri şirketleri toparlandı.Peşinden bankacılıkta bir iki dev proje yeniden yapılanma proje geldi. Onların sayesinde bir anda eski klasik IBM görüntüsü değişti, dış kaynak ve stratejik outsourcing gibi kullanımı olan hizmetlerden oluşan farklı bir yapıya dönüştük. Müşterilerimiz yine aynı kurumsal müşteriler. Ancak müşterilerimizin gücü değişti. Ve de kamuda tekrar canlanma başladı."

IBM GELECEK İÇİN 130 MİLYAR KONTRAT YAPMIŞ DURUMDA

Eray Yüksek "IBM'in gelecekte sistemden çıkması gibi bir durum olabilir mi"yönündeki soruya şu yanıtı verdi:

"Küresel ölçekte söyleyeyim önce; IBM için böyle sistemden çıkma gibi bir şey söz konusu olamaz. Biz bu işi kapatıyoruz diyemezsiniz. Nedeni çok basit; IBM'nin bundan sonraki 10 sene hizmet vermek üzere 130 milyar dolarlık kontratı var. IBM'in tek bir sahibi yok. Dolayısıyla sorumlu olduğunuz ekonomilere, o insanlara hizmet,destek vermek zorundasınız. O şirketlerin etrafındaki ekonomilere destek vermek zorundasınız. 363 bin kişilik dediğiniz şirket bir anda neredeyse dev milyonlarca kişinin yer aldığı bir endüstriye dönüşüyor. Türkiye' de de önemli büyük projelerimiz var. Uzun vadeli yazılı hizmet kontratlarımız var. Türkiye'de yapılacak bir şey yok çıkacağız, gideceğiz diyecek bir merci yok IBM'de. IBM' in sadece marka değeri 35 milyar dolar. Pazar değeri ise 180-200 milyar dolar civarında seyrediyor."

KONTROL EDEMEYECEĞİMİZ ALANLARDAN ÇIKTIK

IBM'in Türkiye'de gelirlerinin önemli bir bölümünü oluşturan network çözümleri alanından küresel alınan karar uyarınca çekildiklerini, IBM'in Almanya ve Türkiye'de çok başarılı bir şekilde sunduğu ATM ve para makinaları gibi bireysel finans çözümleri alanından da çıkma kararı aldığını hatırlatan Yüksek,

"Tabii tüm bu kararlar küresel çıkışlar şeklinde olduğu için, bunların etkisi bize daha çok oldu. Biz Türkiye olarak bu alanda kalalım diyemezsiniz. Çünkü bütün hizmet ve ürünler IBM laboratuarlarında geliştiriliyor. Ürün ve hizmet küresel bir zincir. Bir sonraki ürünü kim geliştirecek, desteğini kim verecek. Kısmen çıkış diye bir şey yok. Çıkınca hep birlikte. Lokal olarak kriz oldu diyelim , o zaman Türkiye için bütün dünyayı ayağa kaldırmanız lazım. Çünkü kendi elinizde krizi çözmeniz mümkün değil" yorumunu yaptı.

5'İ NOBELLİ 5 BİN BİLİM ADAMI ÇALIŞIYOR

IBM'nin aralarında dünyanın değişik ülkelerinde bulunan 8 laboratuarında 5'i Nobel ödüllü 5.000 bilim adamının sürekli yeni projeler ve ürünler geliştirme çabası içinde olduklarını belirten Eray Yüksek Türkiye'de de eğitim alanında büyük projeler ve işbirlikleri içinde oldukların dikkat çekerek şunları söyledi:

"Bilkent'le IBM'nin Zürih laboratuarı irtibatta. Nano Teknolojileri konusunda bilgi alışverişi başladı. Bilgi Üniversitesi'yle, dünyada ilk defa, IBM dışında bir lokasyonda (Center for Advanced Studies) İleri Araştırmalar Merkezi'ni üniversitenin kendi içine kurduk. Koç Üniversitesi, IBM'in dünya çapında verdiği SUR Award'u kazandı ve yine İleri Araştırmalar Merkezi kurarak ''tedarik zinciri CRM '' konusunda çalışmalar yapacağız. Öğrencileri uluslararası yarışmalara dahil ettik.. ODTÜ ile konuşuyoruz. En büyük öğrenci kitlesine sahip Eskişehir'deki Anadolu Üniversitesi ile görüşüyoruz. Üniversiteler ve yetişen nesil, Türkiye'nin önü açacak en önemli kaynaklar


İstanbul’da ‘Deniz Taksi’ dönemi başlıyor…

Yeni deniz taksi modelini tanıtan Başkan Topbaş, 40 gün içinde deniz taksi işletmeciliği için ihaleye çıkacaklarını ve deniz taksilerin 2008 yılının sonbahar aylarında hizmet vermeye başlayacağını açıkladı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Yenikapı’daki İDO Genel Müdürlük binasında düzenlediği basın toplantısında Deniz Taksi Projesi’ni basına tanıttı. Deniz taksi işletmeciliği için 40 gün içinde ihale açacaklarını ve ilk etapta 6 taksinin 27 iskelede 24 saat hizmet vereceğini belirten Başkan Kadir Topbaş, “İstanbul’da bir tarih düşerek deniz taksilerin başladığı süreci birlikte yaşıyoruz. Bugün taslak modelini tanıttığımız ve İstanbullulara günün 24 saati hızlı, konforlu bir şekilde hizmet verecek deniz taksileri 2008 yılının sonbaharında hizmete almış olacağız. Böylece insanlarımızı denizin doğal asfaltından daha fazla istifade ettirmiş olacağız ve İstanbul’da iki nokta arasındaki erişimi kolaylaştırmış olacağız. İstanbullulara hayırlı olsun. İnşallah ihaleyi alan firma iyi bir hizmet verir ve İstanbullular memnun kalır. Başarılı olursa iskele ve tekne sayısını arttıracağız” diye konuştu.

Deniz taksiyi kullanan vatandaşlara taksinin kendisini kaç dakika sonra alacağı ve gideceği yere kaç dakikada ulaşacağı bilgilerinin de verileceğini vurgulayan Kadir Topbaş, her biri 250 bin dolara mal olacak deniz taksilerden ilk etapta altı adet üretileceğini, 10-12 metre uzunluğunda, 4-5 metre genişliğindeki taksilerin 10 yolcu kapasiteli olduğunu ve saatte 18 mil hız yapabileceğini kaydetti.

İstanbul genelinde hizmet verecek deniz taksilerde, deniz otobüslerindeki güvenlik donanımı bulunacağını ve taksilerin telefonla ya da SMS (Cep telefonundan kısa mesaj) ile çağrılabileceğini ifade eden Başkan Topbaş, deniz taksilerin gündüz tarifesinde 15 YTL, gece tarifesinde 20 YTL ile açılacağını, her mil için gündüz 10 YTL, gece ise 15 YTL ücret ödeneceğini söyledi.

Deniz taksi projesiyle ilgili olarak 2 yıllık bir süreçte birçok kurum ve kuruluşun görüşünü aldıklarını ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, deniz taksilerin İDO’nun kontrolünde özel işletmelerce işletileceğini, tespit edilen fiyatların da UKOME kararıyla belirlendiğini dile getirdi.

Deniz taksi ücretleri

Güzergah Mesafe Fiyat Süre 
Beylerbeyi-Ortaköy 1,7 mil 32 YTL 6 dakika
Kalamış-Bebek 7,1 mil 86 YTL 23 dakika
Çengelköy-Beşiktaş 2,3 mil 37 YTL 7 dakika


TTNet'den Müzik İndirmek Ücretsiz

ADSL abonelerinin, ücretsiz şarkı indirebilecekleri
www.ttnetmuzik.com sitesi hizmete girdi. TTNetMüzik tarafından hakları özel olarak satın alınmış Tarkan'ın albümü de sadece Gold üyelerin kullanımına sunuldu.

TTNetMüzik üyeleri 80 binin üzerinde yerli eseri ücretsiz ve tamamen yasal olarak bilgisayarlarına indirebilecek ve dinleyebilecek. Tarkan’ın yeni albümü Metamorfoz’da bulunan parçalar İnternette sadece TTNetMüzik’te yer alacak.

Genişbant internet bağlantısının yanı sıra abonelerine yenilikçi çözüm ve hizmetler sunan TTNet, Türkiye’de yine bir ilki gerçekleştirerek ADSL abonelerine ücretsiz şarkı indirebilecekleri Türkiye’nin müzik portali TTNetMüzik’i hizmete sundu. TTNet ADSL aboneleri, dijital ortamdaki şarkıları
www.ttnetmuzik.com adresinden bilgisayarlarına kaydedebilecek.

TTNetMüzik adresinden, en düşük hız ve kotaya sahip 1Mbps hız ve 4GB kotalı paket aboneleri standart üyelik kapsamında her ay sadece 10 adet müzik parçasını bilgisayarlarına indirip, dinleyebilecek.

1Mbps hız ve 4 GB kotalı paket haricindeki tüm ADSL abonelik paketleri sahibi kullanıcıları ise sahip oldukları TTNetMüzik Gold üyelik kapsamında ayda 500 adet müzik parçasını bilgisayarlarına indirebilecek, bu şarkı ya da şarkıları toplamda ayda 100 defayı aşmayacak sefer CD’ye kaydedebilecek ve taşınabilir müzik çalarlarında dinleyebilecek.

TTNetMüzik Nedir?

TTNetMüzik, TTNet ADSL kullanıcılarına, çok geniş bir repertuarla yerli müzik eserlerini yasal olarak bilgisayarlarına indirme ve dinleme hakkı sağlayan, ayrıca müzik dünyasındaki gelişmeleri takip edebilmeleri amacıyla çeşitli haberler ve etkinlikler hakkında bilgiler sunan, sevdiğiniz sanatçılara ait fotoğraflar ve röportajların yer alacağı müzik portalidir.

TTNetMüzik’e
http://www.ttnetmuzik.com adresinden giriş yaptıktan sonra Üye Ol tuşuna basarak üyelik sayfasına ulaşabilirsiniz. Siteye üye olabilmeniz için size TTMail e-posta adresiniz sorulacak, TTNetMüzik üyelik şifreniz ttmail.com uzantılı e-posta adresinize gönderilecektir. Üyelik başvurunuzu gerçekleştirdikten sonra ttmail.com e-posta adresinizi kontrol ediniz. TTMail kullanıcı adınız ve TTMail e-posta kutunuza gelen şifre ile TTNetMüzik’e girerek hizmetlerimizden yararlanmaya başlayabilirsiniz.



Bu kitabı bulana 1000 altın ödül !




Kaşgarlı Mahmut'un kayıp eserini bulana 1000 Cumhuriyet altını ödül !

Avrasya Yazarlar Birliği, Türk dilinin ilk gramer kitabı olan Kaşgarlı Mahmut'un kayıp eseri ''Kitabu Cevahirü'n Nahv Fi Lugati't Türk''ü bulana 1000 Cumhuriyet altını ödül verecek.

Avrasya Yazarlar Birliği Genel Başkanı Yakup Deliömeroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2008 yılını, doğumunun 1000. yılı olduğu için ''Kaşgarlı Mahmut Yılı'' olarak ilan ettiklerini bildirdi.

Büyük dil bilgini Kaşgarlı Mahmut'un ''Kitabu Cevahirü'n Nahv Fi Lugati't Türk'' isimli eserinin Türk dilinin ilk gramer kitabı olduğunu belirten Deliömeroğlu, ''Gramer kitabının varlığı biliniyor, ama henüz gören yok'' dedi.

Kaşgarlı Mahmut'un doğumunun 1000. yılında bu büyük eserin bulunması için çalışma başlattıklarını ifade eden Deliömeroğlu, bu kitabı bulana 1000 cumhuriyet altını ödül vereceklerini kaydetti.

Bu esere sahip olan kişiye çağrıda bulunan Deliömeroğlu, ''İsminizin ölümsüzleşmesini istiyorsanız Türk dilinin ilk gramer kitabını getirin'' dedi.

Eseri bulana kadar aramaya devam edeceklerini belirten Deliömeroğlu, ''Divanü Lügati't Türk de kayıptı, ikiz kardeşlerden birisi bulundu. İkinci ikiz de bir yerlerde gizleniyor ve umarım o da gün ışığına çıkacak ve çıkınca da çok büyük olay olacak'' diye konuştu.



Göz Kurulugu

Adnan Menderes Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turgay Aktunç, “Gözyaşı, gözleri yağlandırıyor ve her göz kırpmada gözde enfeksiyon riskini azaltıyor” dedi.

Aktunç, bazı insanların gözlerinde ıslak ve temiz tutacak kadar göz yaşı salgılanmadığını belirterek, tıp dilinde “keratokonjunktivit sikka” olarak adlandırılan bu rahatsızlığın halk dilinde göz kuruluğu olduğunu söyledi.

Gözyaşının basit bir su olmadığını ve içerisindeki maddelerin gözü koruyucu bir çok işlevinin bulunduğunu vurgulayan Aktunç, “Gözyaşı gözleri yağlandırıyor ve her göz kırpmada gözde enfeksiyon riskini azaltıyor. Yeterince gözyaşı üretilmediği zaman, gözler kolayca tahriş olabiliyor. Gözyaşı üretiminin azalması, önce gözyaşı zarının sağlamlığını bozarak hızla parçalanmasına, daha sonra da kornea üzerinde görme kayıplarına neden olur” dedi.

Gözün rüzgar, toz, klima ve duman gibi dış etkenlere maruz kaldığında kendi kendini temizleme özelliğine sahip bir organ olduğunu bildiren Aktunç, şu bilgileri verdi:

“Gözlerimiz, yabancı maddelerin yıkanmasına yardımcı olmak için fazladan gözyaşı üreterek, gözün ön yüzeyi olan korneanın tahriş olmasını engeller. Fakat göz yeteri kadar gözyaşı üretemezse ve gözün gözyaşı kalitesi bozulmuşsa bu işlevler yerine getirilemez. Bu nedenle korneada oluşan küçük delikçikler önce gözün küreselliğinin bozmasına daha sonra da kişide ciddi görme kayıplarına yol açar.”

Aktunç, göz kuruluğunun erkekler de ve kadınlar da her yaşta görülebileceğini belirterek, şunları söyledi:

“Göz kuruluğuna, erkeklerde daha çok romatizmal hastalıklar, kadınlarda ise hormonal değişiklikler neden olur. Ama bunun yanında uyku hapları ve bazı ağrı kesicilerin kullanımında etkilidir.

Rahatsızlık kişilerde farklı belirtiler gösterirken, rahatsızlığın ortak belirtileri, gözde batma, yanma, kaşıntı, yabancı bir madde varmış hissi.”

Göz kuruluğunun göz yaşı testinin yapılmasıyla çok basit tespit edilebileceğini ifade eden Aktunç, “Rahatsızlığın bir çok tedavi yöntemi olmakla birlikte bunlardan sadece bir tanesi cerrahi müdahaledir. Burada da gözyaşı kanalları tıkanarak az miktarda üretilen göz yaşının akması engellenir. Fakat en yayın tedavi yöntemi yapay göz yaşı tedavisi uygulamasıdır. Kişi aldığı yapay göz yaşını gözüne basitçe uygulayabilir. Tedavinin yöntemi ve rahatsızlığın aşaması ne olursa olsun, gözün, rüzgar, toz ve aşırı sıcak gibi dış etkenlerden koruması gerekir” diye konuştu.



 
  www.tr-arsivim.tr.gg Web Sitemizde 549209 ziyaretçi (1908082 klik) Bize ulaşın: tr.arsivim@gmail.com
Site içerisindeki materyallerin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Sitenin Her HakkıMurat Alparslan Kişisince Saklıdır. ßy SysTem FaiLeD`` Rebellious ®Copyright © 2008
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
tr-Arsivim.tr.gg
tr-Arsivim.tr.gg
tr-Arsivim.tr.gg
TR-Arsivim.tr.gg
Home Page Ödev indir Mustafa Kemal Atatürk Müzik Dinle Slayt izle Travian Arşivi Bedava Sms indir Messenger Arsivi Murat Alparslan İstek ve Şikayet
TR-Arsivim
Atatürk
Ana Sayfam YapSık Kullanılanlara Ekle
www.TR-Arsivim.Tr.GG tr.gg - Türkçe Arşivim - www.tr-arsivim.tr.gg - Css - Tasarim Kodları - HtmlKod - Html Kodlari - Tema Kodları - Şablonlar - Css - Free Design - Free Templates - Open Design - Open Designs- Designs- Template - Tasarim Merkezi - Css - Tr.gg - De.tl - Ru.gg - Page.tl - Bedava Kod - 2008 Css - Design - Tasarı - Oyun - Toplist - Yeni Liste - Tr.gg - Free Css - Red Tasarim Yapımı - Yap - tr.gg - İceblue Tasarım - Red Tasarım - Tasarımcınız - Buton - Css Menü - Free Css Design - Css Templates - Tr.gg - Downlaods - Oyun Downloads - Mp3 Downloads - Film Downloads - İnndir - Tamindir - Bedava-Sitem - 2008 Oyunları İndir - Süper Tr.gg Tasarımları - 2008 - tr.gg - Yeni Liste Toplist - Netlog.com - Static - Menüler - MenuS - Designs - Html Kodlar - Html Codes - Java Code - Yazı Kodları - Film Kodları - Oyun Kodları - Yılın Haberi - En Büyük Tasarim Sitesi - TR.GG - Merkez Tasarim - Tasarimm - Css css css css css - Css Tasarim Merkezi - Google Arama Motoru Kayıt - Add Url - Toplist - Kodlar - Yahoo Ekle- CSS Dersleri - Tablo Özellikleri - CSS Link Özellikleri - Photoshop Dersleri - Css Link Özellikleri - Free Template Tasarimlar - Free Css Tasarimlar - Google Arama En Üstte Çıkma Yolları - En Üstte Çıkma Yolu Resimli Anlatım - Tasarim Yapımı - QaRiZMa İNdİr Travian 3speed - En Büyük Güncel Oyun - Travian Altın Kazanma Hileleri - Oyun Kodları - Site Yarışması - Pc Oyunları -Qarİzma İndir - Metin 2 Hileleri - Oyun Oyna - Türkiyenin Merkezi - tr-arsivim - www.tr-arsivim.tr.gg - Suzan Mehmet Gönç Lisesi - Cep sms arşivi - Msn ile ilgili herşey - Aşk ile ilgili herşey - Travian arşivi - slayt arşivi - büyük ödev arşivi - msn hack programı - tr.gg - toplist - backlink - pagerank 5 tr.gg sitesi - murat alparslan - System FaiLeD`` - günlük burç sorgula - resim arşivi - video arşivi - fb - gs - bjk - ua - 10 parmak klavye programı indir - Youtube Sorunsuz Giriş - youtube gir tunel - smsler - bedava sms at - pagerank 6 tr.gg - yılmaz erdoğan şiirleri dinle - yılmaz erdoğan şarkıları - yusuf hayaloğlu şiirleri - tr.gg tr.gg tr.gg tr.gg Türkçe GG - Html Kodları, Pagerank , tr-arsivim , Site Ekle, Cassio Lincoln Show Videoları, Azbuz, Wordpress, Mynet, Blogsport , De.tl , Xat.com , KodBul , Html Mekani , 2008 page rank nedir , page rank , pagerankchecker , pagerank ölçme , pagerank değeri , pagerank , pagerank , pagerank ölçme,pagerank öğren , pagerank kontrol , mypagerank ,page rank nedir , page rank , googlepagerank checker , pagerankchecker , toplistkod - http://tr-arsivim.tr.gg Design page rank nedir , page rank , googlepagerank checker , pagerankchecker , pagerank ölçme , pagerank değeri , sitenizin pagerank değeri nedir ? , pagerank , pagerank pagerank , pagerank , gelecek pagerank , pagerank ölçme,pagerank öğren , pagerank kontrol , mypagerank , page rank , googlepagerank checker , pagerankchecker , pagerank ölçme , pagerank değeri , mypagerank , sitene ekle kodlar gg System FaiLeD Rebellious msn Hack tr.gg tr.gg tr.gg tr.gg System FaiLeD www www Bedava kontör Kaspersky 7.0 Serial 2014 e kadar GG GG Sude İnternet Cafe Sohbet Chat Bedava Sitekutusu
Tr.gg Türkçe Arşivim Ödev Arşivi Müzik Arşivi . Siteni Ekle Html Kodları Sms Arşivi Cassio Lincoln Siteni Ekle Suzan Mehmet Gönç Lisesi I Can Football